TARİHTE TİCARET ODALARI

 
     Osmanlı ekonomisinin 19. yüzyılda girdiği gelişme sürecinin göstergelerinden biri de
ticaret odalarıydı. İç ve dış ticaretin gelişmesi yolunda hizmet veren ticaret odalarının kurulma
girişimi Abdülaziz döneminin (1861-1876) son aylarında gündeme gelmiştir. Fakat Dersaadet
(İstanbul) Ticaret Odası ancak 1882'de faaliyete geçebilmiştir.
 
     Dersaadet Ticaret Odası öncesinde Osmanlı Ülkesinde benzer bir kuruluş olarak "Ticaret
ve Ziraat Meclisi" bulunuyordu. 25 Haziran 1875 tarihli bir kararname ile bu meclisin
ziraaat, sanayi ve ticaret alanlarındaki görevleri belirlenmiş, Meclis'e "Ziraat ve Ticaret
Cemiyetleri" kurma görevi verilmiştir. Bir süre sonra bu meclis feshedilmiş, görevi yeni
oluşturulan sanayi, ticaret ve ziraat müdürlüklerine devredilmiştir.
 
     Türkiye'de ilk ticaret odası, 1870 yılında kendi ülkesine ihracat yapan bir Fransız
firmasının özel gereksinimine yanıt vermek üzere, İnebolu'da kurulmuş, ancak ekonomik ve
yasal dayanaktan yoksun olan bu kuruluş bir süre sonra dağılmıştır. Aynı yılda Avusturyalı ve
Macar tacirlerin çıkarlarını gözetmek üzere İstanbul'da "Avusturya-Macaristan Ticaret ve
Sanayi Odası" kurulmuştur. Ticaret alanındaki bazı boşlukları doldurmak amacıyla 1876
yılında " Ticaret ve Ziraat Bakanlığı" kurulmuştur. Bakanlığa bağlı "Ticaret ve Ziraat
Meclisi"nin desteği ile bir "Ziraat ve Ticaret Derneği" açılmıştır. 1800'lerde hızla gelişen
Avrupa tekstil endüstrisinin pamuk gereksiniminin bir bölümüne yanıt veren Çukurova'da
dışarıya gönderilen pamuğun ihraç işlemlerini yapacak ve Avrupadaki benzerlerinin
işlevlerini görebilecek bir örgüte duyulan lüzumun bir sonucu olarak, Tarsus Ticaret ve
Sanayi Odası kurulmuştur (1879). Ülkemizde resmen örgütlenen ilk oda ise İstanbul Ticaret
Odası'dır. Yukarıda da belirtildiği üzere, İstanbul Ticaret Odası, Ticaret ve Ziraat
Bakanlığı'nın girişimiyle 1882 yılında açılmıştır.
 
     Ticaret ve sanayi odalarına ilişkin, ilk yasal düzenlemenin yapıldığı 1910 yılına dek odalar
Ticaret ve Ziraat Bakanlığı'nın buyruğu ile "Ticaret, Ziraat ve Sanayi Odaları" adı altında
örgütlenmişlerdir. Bu dönemde Trabzon(1884), Muğla (1885), İzmir, Antalya ve Mersin
(1886), Balıkesir, Bursa (1889), Adana (1884), Eskişehir (1895), Kayseri, Siverek (1896),
Giresun,Antep (1898), Fethiye 1901),Bafra(1903), Isparta (1905), Bartın (1906), Samsun
(1907), Manisa, Silifke ,Sivas (1908)   ve Bandırma (1926) Ticaret  Odaları kurulmuştur.
 
     31 Mayıs 1910 tarihinde yayınlanan "Ticaret ve Sanayi Odaları Nizamnamesi" ile ziraat
odası bünye dışı bırakılmış, ticaret ve sanayi odaları yalnız ticaret ve sanayi mensuplarının
örgütü durumuna getirilmiştir. Tüzüğün örgütlenme açısından getirdiği yenilik yöneticilerin
odaya üye tüccar ve sanayiciler tarafından seçimle işbaşına getirilme imkanıdır. Tüzüğün
yürürlük süresi içinde Afyon (1910), Çorum (1911), İzmit (1913), Kırşehir, Ödemiş (1914),
Bayburt (1915), Zonguldak (1919), Edirne, Elazığ (1920), Milas (1912), Ceyhan, Erzurum,
Kilis (1922), Aksaray, Niğde, Burhaniye, Çankırı, Artvin, Çanakkale, Fatsa ve İnegöl Ticaret
ve Sanayi Odaları (1923) kurulmuştur.
 
     Örgütsel açıdan en önemli gelişme 22 Nisan 1925 tarih ve 655 sayılı Ticaret ve Sanayi
Odaları Yasası ile sağlanmıştır. 655 sayılı yasa ve bu yasaya istinaden yürürlüğe konulan
tüzük, odaların kuruluş ve işleyişlerini belirli ilkelere bağlamıştır. Yasanın getirdiği diğer
önemli yenilik, odaların tüzel kişiliğe sahip mesleki kuruluşlar olduğunun kabul edilmesidir.
Yasa, ticaret ve sanayi ile uğraşanların odalara girmesini zorunlu tutmuştur. Yasanın bir
diğer önemli yanı da odaların çalışma alanlarını yerel olmaktan çıkartıp yöresel duruma
getirmesidir.
 
     18.11.1943 tarihinde çıkartılan 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve
Ticaret Borsaları Yasası, 655 sayılı yasayı yürürlükten kaldırmıştır. 4355 sayılı yasa,
odalardaki organ sayısını üçe çıkartmıştır. 25.04.1949 tarih ve 5373 sayılı Esnaf Dernekleri
ve Esnaf Dernekleri Birliği Yasası, esnaf niteliğindeki küçük tacir ve sanayicilerin odalardan
çıkıp, dernek kurmalarını sağlamıştır. 8.3.1950 tarih ve 5590 sayılı yasa ile odalar, borsalar
ve birlik bugünkü durumlarını kazanmışlardır.
 
     1943 tarih ve 4355 sayılı yasa yürürlüğe girinceye dek ticaret ve sanayi odalarının bir
şubesi olarak kurulan ve çalışan ticaret borsaları, bu yasayla birlikte ayrı birer tüzel kişilik
şeklinde  örgütlenme imkanı bulmuşlardır. 5590 sayılı yasayla bugünkü düzenine kavuşan
borsalar da hızlı bir gelişme ortamı bulmuşlardır.
 
     Zaman içinde üyelerinin hak ve menfaatlerini daha iyi temsil edebilmek için tek bir çatı
altında toplanma ihtiyacını duyan oda ve borsalar, 8 Mart 1950 tarihinde 5590 sayılı TOBB
Kuruluş Kanunu yürürlüğe girmesinden sonra mevcut 32 ticaret ve sanayi odası, 8 ticaret
odası, 1 sanayi odası ve 20 ticaret borsasının temsilcileri bir araya gelmek suretiyle 7 şubat
1952 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ni kurup faaliyete geçirmişlerdir.